5 Eylül 2008 Cuma

gönderilen ve gönderilemeyen mesajlar

dün akşamdan beri süren bezirgan saltanatım çekingen tavırlarıyla hepinizi selamlar. selamlarken de iletir bu adamın yazması gerek satırlar atması gereken mesajlar var diye. bilirim. bilirim fakat cep telefonu icat edildiğinden insnalar messenger sobetlerine daldığından bu yana olumlu gelişmeler kaydetmelerine rağmen şahsı muhterem ben kişisi zerre ders almamıştır bu rahatlıktan. diyceğim o ki zor ve yoğun kalp çarpıntılı yazdığım mesajı zar zor ilet dedikten sonra bile moderen hayatın gazabına uğramam aslında ders almayışımın haklı bi göstergesi olabilir. ki bu zat-ı muhterem kadıköy dönüşünde yağan yağmuru durduracak; emek sinemasına yakın herhangi bir yerde seçilen on yüz bin pipetten patlak olanı seçebilcek kadar şansı yağver giden bir kişidir. sorunda esasen burdan kaynaklanmaktır belkide. gözünü sevidğimin aveası saçma sapan mesajları saniyesinde yollarken şu günlerime yön vericek içimi kıpraştırabilcek mesajı ısrarla yollamamaktadır efendim. iki denemede sonuç vermemiştir bu duruma. şindi ben kendi çektiğim patlak pet şişelere mi yansam yoksa muhterem cep telfonu hat sahibine mi çatsam(yazdıktan sonra farkettim ki evet o da benim) ne'apsam bilemedim.

1 yorum:

Mellö dedi ki...

aylavyuu aylavyuuu may bahtsız bedeviiiğ!