9 Ağustos 2012 Perşembe

sen en guzeliydin gecenin
ve bilmezdin
uykunun en guzel yerinde
bana donunce gozlerin
isigin dolardi odamiza
ay bile kiskanirdi parlakligini
dikkat cekebilmek icin
bize rastlantilar yollardi
ve ben yildizlarinin merkezinde
hayrandim sana
nafile siirler arardim
guzelligini anlatacak...

29 Temmuz 2012 Pazar

düş

sana bıraktığım defterden dökülse sözcüklerim
bir gece yarısı evinde yalnız otururken
televizyonun ışığından yansısa duvarına
korksan yersiz
korkularımız gibi açıkta kalsan
sonra gitmek zorunda olduğu yollara katlandığımız hayat çıka gelse
öylesi daha az kaos diye yaptığımız seçimler
sonra yakalasa bizi yakamızdan
silkinsek bir ilkbahar güneşi altında sen kitap okurken çimlerde
giderken sırtını neden döndün bana desen yine
yine ben sana düşsem
ki sen bir kuyu
benim soluğum kesilse gecenin bir yarısı
pencereden sen baksan
ben sokağında;

bir ip, tırmanmaya çalışan tırnaklarım, sıcaklığım, gözyaşlarım, gülümsemelerim, gözlerin, ellerin ve bir kuruntu dolusu çantan, ürkek aramalarım, cevapsız sorularım, gitmelerim, gitmelerin, ve kesik sularında boğulsam..

ki bir araba bulsa beni plakası olmayan
ki bir sen bulsan beni ismi olmayan
ki ben yine de
günleri beklesem, saatleri ayarlasam sana göre,
televizyon kapansa sonra
sözcükler bir oyun oynasa
gözlerimi açsam
gözlerin olsa

10 Temmuz 2012 Salı

“şarkılar var; kısmi saatlerinde yalnızlığımızın, seni bana bırakan..”

14 Haziran 2012 Perşembe


ve sonra sabah oluyor
ve sonra yine nefes alamıyorsun
ve sonra zorunlulukların sesleniyor uzaktan
bir başka günün maskesiyle daha gece oluyor
gece canını yakıyor
ve sonra sabah oluyor
ve yine yalnızsın
nefes alamıyorsun sonra

6 Mayıs 2012 Pazar


binlerce insan, öylece önümüzden geçerken
söylediklerinle kilitli dudaklarım
olasılıksızlığımızla örülü duvarlarım
unutmak daha kolaydı kendi ismimi
görmemeye çalışmaktan olan biteni
bir özeti yoktu yaşadıklarımızın
ben bir sayfasında kayboldum
sen ayracımdın
ben senden yırtıldım,
yok oldum

16 Mart 2012 Cuma

neu


soğuk kalabalığın sokaklarından seni takip ediyorum yine
elinde kağıt ve kalem insanlara ulaşmaya çalışıyorsun
gözlerin yeşil, kıyafetlerin, düşüncelerin
bir kaybediş sarıyor bedenimi..

-'o gece ben.. orda yoktum.. olduğumu sandın.. hepsi bu..'

sorularıma, cevapsızlığım yanıt veriyor
bir başkasını düşünürken
ulaşamamalarım sana
çamura batmış ayaklarım
yağmura karışıyor
yürüyüşümü engelleyen
kaldırımların arasında
boşlukları seçebilmeyi umuyorum
tek yakınlaştıracak beni onlar, sana
insanlar yanıt veriyor çaresizliğime
belki de korkarak bırakıyorlar beni boşluklara
omuzlarım acıyor çarptığım duvarlardan
ve sorsalar bana senin aydınlığında
bir yalnızlık karakolunda
yemin edebilirdim
işkence gördüğüme gözlerinin altında..
...
soğuk bir kapının aralığından seni görüyorum yine
tam karşında, yere kapaklanmak isteyen dizlerimle
ellerim konuşuyor ıslaklığından titrerken
bir adım sonra.. bir adım daha
gözlerine bakıyorum seçebildiler mi diye
ben böyle erimişken kalabalığının arasında
yanımdan geçip gidiyorsun
kim bilir hangi köşebaşının
hangi karanlık aralığına..
..


3 Mart 2012 Cumartesi

aldanma

neden düştüm böyle
yağmurlu bir istanbul'un akşamı
bulutların arkasını görebiliyordum
parlayan yıldızları
samanyolu ağlıyordu
boşalmıştı gözleri evrenin
üzerime çiseliyordu
sen, seni ısıtacak birilerini arıyordun hala
ben sönen bir yıldızla üşüyordum