27 Şubat 2010 Cumartesi

uyan

geçen gece soğuktu biraz
tüm nahoş anılar beynimi yerken
ben uykunun en tatlı kısmında
kendimi yalanlarına inandırmıştım.
çabalamak erdemi
güneşin en kızıl yalnızlığı ardına gizlenmiş
gözlerini kuytulara çekmiş
usulca izleyen
hareketlense dağları devirecek bir hayvan gibiydi
anlamsız anılar süzülmeye devam ettiği
perde de
perde ki sen onları çoktan karanlık boyalarınla
boyamıştın
gözlerim görmesin ama sesini duyabileyim diye
işkencelerin en küçüğüydü bu senin için
bense kasvetli odamda sakat kaldığıma inandım
aydınlık gelmeyecek gibiydi
kızıla boyalı odamda..
sözlerin, umutlarım hepsi toplanmıştı
duvarımda; boyalarında ki ufak çatlaklarda
umutsuzluğu umudum ettiğim bir sabahın sonunda
umulmadık bir şey oldu..
senin etkinden bile daha çok acıdı canım
ve ben senden
uyandım..

16 Şubat 2010 Salı

k.

tanışmadığım bir güneş var
kimileri sıcaklığında ellerini yıkıyorlar
doğum sancısı çeker gibi bulutlar üzerimde
yağmaktan korkuyorlar
sana da olur mu bazen
yatağında yatarken düşlerin karıncalanır..
kapım açık hayaletlerim girsin diye
örtünün altı korkanlar içindir
yerinden kıpırdayamayan vücudum gövde gösterisi
kime neye karşı olduğunu bilemeden
isyan ediyorlar bedenime
gözlerini arıyorum aralarında
yoksun..

var olsaydın
varlığından korkardım..

13 Ocak 2010 Çarşamba

kd

yer yarılıyor yağmur damlaları ile,
sen yoksun..
kadıköyün sureti vuruyor camdan yüzüme
yüz hatlarımda yaşlılığı hissediyorum.
insanlar tanışıyorlar
kesişiyor yolları bir kadıköy durağında
benimse gözlerim yansıyor yolculuğu ayıran camlarda
gözlerim, yalnız..
alt geçitlerin karanlığı huzur vermiyor artık
ne de boş sokaklar; kalabalık olsunlar diye bağırıyorum
çünkü sen yoksun..
bir başka hayatla
bir başka yolculuğa yol alıyorsun..

10 Ocak 2010 Pazar

sana kırılmadım ben
kırgınlıklarım iki heceden ibaret
içinden harfler seçsende bulamazsın kendini
sadece
bir sonraki geceye geç kalacaktım
rasgele harfler seçtim aceleile
rastgelsin diye
kendini bulma çabaların

y

yalnızlığım
cebinde ki bozuk paralar
harcadığın her yolculuğun sırasında
yalnızlığım
kitap rafında
sayfaları sararmış okumadığın, okumayacağın kitabın
yalnızlığım
fark edilebilir değil sana
çantanda başka yalnızlıklar
dolaşıyorsun
geçtiğim,
sonra dönüp geri bakamadığım
sokaklarda

25 Aralık 2009 Cuma

odamın kapısı kapalı iken müzik dinlemeyi severim ben
yalnızlığımla dans ettiğimi bilmesin insanlar..

nemelazım..

20 Aralık 2009 Pazar

son bir kaç aydır tekrarladığım rutin bir gidişat var. sabah 8 de kalk sonra aman ve of'lar senfonisi eşliğinde, yavaş hareketlerle saati 9 et evden çık aynı yollardan, önce caddeden okula giden yoldan alt geçide sonra geçite girmeden tren yolunun yanından büronun olduğu yere git öğleni bekle akşamı bekle eve gel. farkettim ki pek de bir zevk verdiği yok bana bu işin. kendi zamanımı karalıyorum yine. akşamlara da diziler serpiştirdim-sanki hiç yapmadığım şeymiş gibi- haftaları ayları geçiriyorum böylece. radikal karar vermek bir yana dursun 1 ocak itibariyle bu talihsiz günlerime elveda diyeceğim. ha yeni gelen gün iç sıkıntısı bişeyler yapma isteği ve tam evden çıkıcakken gökyüzüne veyahut dışarı bakıp 'ulan çok da soğuk ne işin var dışarda' larla geçicek muhtemelen ama bu yaratacağım büyük boşluğu faideli bilgilerle doldurmayı düşünüyorum. özellikle rutine bağladığımdan yazma çizme işlerini geri plana itmiştim onlara dönücem sanırım. ayrıyetten üstümdeki ölü toprağını atmam gerekiyor bunun için çaba sarfedicem.gelecek planları arasında bunlar duruyor şimdilik.
haber bültenleri bana 'yıllanmaktan' bahsedecek yine ama.. varsın olsun..
kimin umrunda..
- birde moda seni özledim en yakın zamanda gelip çay bahçesinde buz keserekten bir çayını içicem bunuda not düşiyim buraya-