8 Ocak 2026 Perşembe

Bir dönemeçte gibiyim,

Semtin sokakları ıssız,

Yağmur çiseliyor,

Yolun kenarı bir ufak kız çocuğu,

"Baba" diyor,

..Ben gittim

19 Kasım 2016 Cumartesi

48


eski bir fotoğrafına denk geldim bugün
günler monoton şekilde birbirini kovalarken
farkettim ki ben seni kendime anlatırken
yüz hatlarını dahi anımsayamıyormuşum
öyle zaman geçmiş ki..
gözlerini devirmiş bakıyorsun öylece oturduğumuz masaya
kim bilir günlerden hangisi
sana geleceğime dair ümitlerle doldurduğum benliğime ait
o masalar bile aynı değil artık
biliyorum ya
yine de fotoğrafında gözlerin dönüp bana bakacakmış gibi
yine dudaklarından bir martı havalansa da ben yaşadığıma inansam gibi
karşılığını kaybedene kadar sözlerimi dinlediğin günlere dönsem yine
sesinin mahrumiyetine takılı kalmışken günlerim
gece yarısı şiirleri.. seni beklerken geçen sessiz karanlıklar
yüzünü unutmamaya and içmiş ellerim
gözlerin yine gülecekmiş gibi içten içe kirpiklerin el verse
gülecekmişsin gibi
dönüp geleceğimi bile bile
 uğurladığın zamanlar gibi beni sensizliğe

20 Şubat 2014 Perşembe

çy

uykulu görünüyordu, uykuluğunun içinde
kedi mayışması dedi, peki dedim 
çay yapıyım istersen? açar hem uykunu 
midem yanıyor dedi evde de mide hapı kalmamış fazla
eczaneye gitsem? yok dedi sen otur ben kalkarım elbet
zaten yapılacak işlerim var. 
ne işi ya güzelim havada dedim
yağmur yağcak bak gör bacaklarım tuttu yine dedi
otuzuna gelmeden doksanını yaşıyosun kafanda dedim
o kadar olur mu hakkaten ya ? dedi
ne olur mu dedim 
doksanını görür müyüz acaba dedi.. 
ocaktan fokurdama sesleri geldi ki bi an donu verdik öyle
ben şu çaya bakiyim bi dedim 
çayı ne zaman koydun ki ? dedi
çayı ne zaman koydum dedim kendi kendime
uykuluğun içinde uykumu bölüyordum

6 Şubat 2014 Perşembe

..

gece söylentilerine karışıyor durgunluğun, soluk alış-verişlerin sokak çocuklarının zulasında ayrı bir girdap, nasıl korkuyorum biliyorsun yalnızlığından, bilmesen bile söylenmiş sözlere inat dursun öyle bir köşede, cesur olmaya sebep haber bültenleri, ağzının kenarı kanamıştır belki biraz, belki çatlamış dudağın kuytu köşelerinde odanın. yeniden doğrulana kadar; bu insafsız, kör, gözü dönmüş insanlara rağmen yere basan ayakların, elinden tutmaya yeminli şarkılar. öyle yasak ve ulaşılmaz, genel kimselerin anlamlandıramadığı zamanlardan sözlerini.

25 Eylül 2013 Çarşamba

kış

bazen tanıdık bir rüzgar gelir dokunur
yanağının hassas kenarına
sanırsın ki busesidir ilkbahar gecelerinin
aldanır tüm benliğin
yeşillerin tomurcuğuna
ürperir bedenin
evin buğulu penceresinden bakarken
anlarsın kış yakındır
uyku zamanı gelmiş hayatın
bir tebessüm geçer gider dudağın kenarından
canlanır geceyarısı fikirleri
birbirine değmeyen kar taneleri gibi
birbirine dokunabilmek için can atacağın günlere dair..

20 Nisan 2013 Cumartesi

'bir evimiz olsun,
 yalnızlığı süpürelim odalarından'

24 Mart 2013 Pazar


gece yarısı. şarkılarımızla örtüyoruz birbirimizi, hani diyorum; güneş doğmasa, saati gelmese de kapımızı vurmasalar, alacaklı gibi. zamansız olsak; şarkılarımızı örten tavanımız altında.. hani diyorum; uyusam saatlerce, üç dört gün belki, belki senelerce; ufak ellerin olsa da bir daha uyandırmasalar..


hakkı yoklar sokağının köşe başını tutmuşuz,
güya mahallenin ağır abileriyiz de sesimiz gür çıkacak,
her sabah başka rehberden siliniyoruz, 
manidar laflar katılıyor lugatımıza her akşam;
toplasak tüm sakinlerini sokağın üçyüz sayfa roman olacak,
öyle de azız ya, az bulunan güzeldir.


ölü dudakların yatıyor
izin kalmış yastığımda
bir de bırakmayan baş ağrısı geceleri;
pencereleri açık bırakırdın sen
saçlarımız ıslakken hala

13 Aralık 2012 Perşembe


1 Aralık 2012 Cumartesi

çiğ yalnızlık geçiyor
kuru boğazından
ülser.. diyor bilenler
uyutmaz geceleri

18 Ekim 2012 Perşembe

uykufelci



korku filmi oynuyor penceremde 
saçların kızıl, ay siyah
beyaz-gri geçiyor bulutlar tek sıra
sen, ben eksik.. onlar çok fazla

15 Ekim 2012 Pazartesi

yalnızlık korkun

bir bardak altlığında yanıyor bir yanım
gecelerim soda düşleri ve sen,
bir küçük sigara dumanında
karanlıkta okunmuş şiirlere karışıyoruz,
uykusuzluğa daha alışmamış zihnim
sıcaklığıyla buluşuyor gece kahvelerinin
bir bardak altlığında üşüyor bir yanım
sonrası yeminler, sözler, anlatılagelenler
sonrası kabulleniş
sorgulamadan gece yarılarını
dolu yatağını, düşlerini, gülüşlerini
sonrası suskunluk
ve hayallerini, kulaklarımı tıkasamda
kelimelerini; sırtıma saplanan...

25 Eylül 2012 Salı

kına

nedensiz dinletiğin şarkının ismi gibi
beyaz bir kedi de içim cız etti bugün
gökyüzü açıktı
sen bana söylemiyordun o şarkıyı artık;
yazdıklarım sağdan okunuyordu gözünde..

1 Eylül 2012 Cumartesi

kazan


her kararımıza yalancı sesler şahitlik edecekti
önceleri alışırız sandık bu kasırgaya
şiddetlendikçe savrulacağımızı bilerek
sen kuru çınara tutundun
ben rüzgarla yüzen yaprakları kovalıyordum
sana tutunamamak oyunuyla 
sarsılıyordu benliğim
yalancı şahitliklere gülüyordu kuru gerçekler
ve sen kuru gerçeklere kapıldıkça 
ben hayallerimle sürükleniyordum
cadı kazanı gibiydi kararlarımız
sen, ben içinde
birbirimizin olamamak üzere, birbirimize karışıyorduk

26 Ağustos 2012 Pazar

bazen sesleniyorum sana
kediler uyanmışken sokaklarda
mahallelerden yankı buluyor sesim
bir kahvaltılık çayın demine karışıyor
boş bardaklarında sabah vakti meyhanelerin
toplamaya çalışıyorum bir önceki gecenin sarhoşluğunu
duvarlar üzerimi örtüyor üşümemem için sabahları
bir kız çocuğu beliriyor kapalı kapılarımın önünde
sesi kırık, yüzü buzlu camdan yansıyor yüzüme
seslenişlerime karşılık veriyor senden farklı
kediler uyuyor, çay bardakları boşalıyor
meyhaneler geceye demleniyor
bir yıldız kayıyor gökyüzünden
sensin biliyorum ki yalnız kalıyorum karanlıkta
kız çocuğu konuşuyor, 
ben senin sıcaklığında uyuyorum, uyanmamak üzere
gece üşütüyor..

13 Ağustos 2012 Pazartesi

yapacak bir sey

uygun adim terk ediyorsun beni
seklen ic tuzugune uygun
bense dusunuyorum
biraktigin postallar kac safak daha
acitacak canimi
engel olacak yurumeme..

9 Ağustos 2012 Perşembe

sen en guzeliydin gecenin
ve bilmezdin
uykunun en guzel yerinde
bana donunce gozlerin
isigin dolardi odamiza
ay bile kiskanirdi parlakligini
dikkat cekebilmek icin
bize rastlantilar yollardi
ve ben yildizlarinin merkezinde
hayrandim sana
nafile siirler arardim
guzelligini anlatacak...

29 Temmuz 2012 Pazar

düş

sana bıraktığım defterden dökülse sözcüklerim
bir gece yarısı evinde yalnız otururken
televizyonun ışığından yansısa duvarına
korksan yersiz
korkularımız gibi açıkta kalsan
sonra gitmek zorunda olduğu yollara katlandığımız hayat çıka gelse
öylesi daha az kaos diye yaptığımız seçimler
sonra yakalasa bizi yakamızdan
silkinsek bir ilkbahar güneşi altında sen kitap okurken çimlerde
giderken sırtını neden döndün bana desen yine
yine ben sana düşsem
ki sen bir kuyu
benim soluğum kesilse gecenin bir yarısı
pencereden sen baksan
ben sokağında;

bir ip, tırmanmaya çalışan tırnaklarım, sıcaklığım, gözyaşlarım, gülümsemelerim, gözlerin, ellerin ve bir kuruntu dolusu çantan, ürkek aramalarım, cevapsız sorularım, gitmelerim, gitmelerin, ve kesik sularında boğulsam..

ki bir araba bulsa beni plakası olmayan
ki bir sen bulsan beni ismi olmayan
ki ben yine de
günleri beklesem, saatleri ayarlasam sana göre,
televizyon kapansa sonra
sözcükler bir oyun oynasa
gözlerimi açsam
gözlerin olsa

10 Temmuz 2012 Salı

“şarkılar var; kısmi saatlerinde yalnızlığımızın, seni bana bırakan..”