25 Eylül 2012 Salı

kına

nedensiz dinletiğin şarkının ismi gibi
beyaz bir kedi de içim cız etti bugün
gökyüzü açıktı
sen bana söylemiyordun o şarkıyı artık;
yazdıklarım sağdan okunuyordu gözünde..

1 Eylül 2012 Cumartesi

kazan


her kararımıza yalancı sesler şahitlik edecekti
önceleri alışırız sandık bu kasırgaya
şiddetlendikçe savrulacağımızı bilerek
sen kuru çınara tutundun
ben rüzgarla yüzen yaprakları kovalıyordum
sana tutunamamak oyunuyla 
sarsılıyordu benliğim
yalancı şahitliklere gülüyordu kuru gerçekler
ve sen kuru gerçeklere kapıldıkça 
ben hayallerimle sürükleniyordum
cadı kazanı gibiydi kararlarımız
sen, ben içinde
birbirimizin olamamak üzere, birbirimize karışıyorduk

26 Ağustos 2012 Pazar

bazen sesleniyorum sana
kediler uyanmışken sokaklarda
mahallelerden yankı buluyor sesim
bir kahvaltılık çayın demine karışıyor
boş bardaklarında sabah vakti meyhanelerin
toplamaya çalışıyorum bir önceki gecenin sarhoşluğunu
duvarlar üzerimi örtüyor üşümemem için sabahları
bir kız çocuğu beliriyor kapalı kapılarımın önünde
sesi kırık, yüzü buzlu camdan yansıyor yüzüme
seslenişlerime karşılık veriyor senden farklı
kediler uyuyor, çay bardakları boşalıyor
meyhaneler geceye demleniyor
bir yıldız kayıyor gökyüzünden
sensin biliyorum ki yalnız kalıyorum karanlıkta
kız çocuğu konuşuyor, 
ben senin sıcaklığında uyuyorum, uyanmamak üzere
gece üşütüyor..

13 Ağustos 2012 Pazartesi

yapacak bir sey

uygun adim terk ediyorsun beni
seklen ic tuzugune uygun
bense dusunuyorum
biraktigin postallar kac safak daha
acitacak canimi
engel olacak yurumeme..

9 Ağustos 2012 Perşembe

sen en guzeliydin gecenin
ve bilmezdin
uykunun en guzel yerinde
bana donunce gozlerin
isigin dolardi odamiza
ay bile kiskanirdi parlakligini
dikkat cekebilmek icin
bize rastlantilar yollardi
ve ben yildizlarinin merkezinde
hayrandim sana
nafile siirler arardim
guzelligini anlatacak...

29 Temmuz 2012 Pazar

düş

sana bıraktığım defterden dökülse sözcüklerim
bir gece yarısı evinde yalnız otururken
televizyonun ışığından yansısa duvarına
korksan yersiz
korkularımız gibi açıkta kalsan
sonra gitmek zorunda olduğu yollara katlandığımız hayat çıka gelse
öylesi daha az kaos diye yaptığımız seçimler
sonra yakalasa bizi yakamızdan
silkinsek bir ilkbahar güneşi altında sen kitap okurken çimlerde
giderken sırtını neden döndün bana desen yine
yine ben sana düşsem
ki sen bir kuyu
benim soluğum kesilse gecenin bir yarısı
pencereden sen baksan
ben sokağında;

bir ip, tırmanmaya çalışan tırnaklarım, sıcaklığım, gözyaşlarım, gülümsemelerim, gözlerin, ellerin ve bir kuruntu dolusu çantan, ürkek aramalarım, cevapsız sorularım, gitmelerim, gitmelerin, ve kesik sularında boğulsam..

ki bir araba bulsa beni plakası olmayan
ki bir sen bulsan beni ismi olmayan
ki ben yine de
günleri beklesem, saatleri ayarlasam sana göre,
televizyon kapansa sonra
sözcükler bir oyun oynasa
gözlerimi açsam
gözlerin olsa

10 Temmuz 2012 Salı

“şarkılar var; kısmi saatlerinde yalnızlığımızın, seni bana bırakan..”