beşbuçuk kez öldüm ben
insafsızca, zalimce dediklerini harfiyen uyguladım diye;
benim olmayan kurallarına inandım diye..
kedi derler dokuz canlı
geriye bu durumda üçbuçuğu kaldı
korkma uğramaz yanına korkumun sayısı
ellerim kenetli karşında kaldıramam başımı
kılıcın keskin, kanlı kabzası
tüm canımı alsada bu laf salatası
kararırken gözlerim
sahte inançlılarına inat
üzgünüm..
söyleyemeyeceğim bana dayattığın o şarkıyı..
12 Ağustos 2010 Perşembe
terch
kendimi plastik kaplarınla sınırlamayacağım..
sorun mutlak hakimiyetiniz değil zaten
doğru bildikleriniz ellerinizi kelepçeleyen
bırakırsan beni "umrumda mı" diye soramam sana
sense umursamazlığınla dünyayı kurtarmaya çalışıyorsun bir de.
uyanman için haplar hazırladım sana
biri sağında diğeri solunda
hangisini tercih edeceksin ?
yoksa tercihlerinin bile esiri misin?
sorun mutlak hakimiyetiniz değil zaten
doğru bildikleriniz ellerinizi kelepçeleyen
bırakırsan beni "umrumda mı" diye soramam sana
sense umursamazlığınla dünyayı kurtarmaya çalışıyorsun bir de.
uyanman için haplar hazırladım sana
biri sağında diğeri solunda
hangisini tercih edeceksin ?
yoksa tercihlerinin bile esiri misin?
26 Temmuz 2010 Pazartesi
syg
yirmiden sonra geçen zamanın kahramanıyım..
yüzümden geçen ufak çizgilerin yol arkadaşı
şimdilik farkında değilim seslerinin
yüzüm güneşe dönük ay'ı bekliyorum
sıcaklık soğuğa çalarken
toprak parçalanıyor..
elbet tanışacağız sizinle
ben duygularımı aktarırken yüzümde
siz bana oyunlar oynayacaksınız
geçmişten şimdiye..
yüzümden geçen ufak çizgilerin yol arkadaşı
şimdilik farkında değilim seslerinin
yüzüm güneşe dönük ay'ı bekliyorum
sıcaklık soğuğa çalarken
toprak parçalanıyor..
elbet tanışacağız sizinle
ben duygularımı aktarırken yüzümde
siz bana oyunlar oynayacaksınız
geçmişten şimdiye..
4 Temmuz 2010 Pazar
dünya.. korkunç canavarlar paralelinde raks ediyor.
dışardan izleyen oyuncalar da değiliz bu korkunç gösteriyi. haksızlıklara karşı varolamamış bir tanrının büyülü masalında sonunda eşit paylaşımlara kavuşacağımızı kötülük edenin uzaklarda bir yerde cezalandıralacağını sanan çocuklarız sadece. ne de olsa hayalgücüyle mutlu olabiliriz; mutluluğun yoluysa katiyen korkulardan geçer. korkuları aramak için hayali simgelere kapılmaya gerek yok. dakikalık gülüşler sisteminde yaşıyoruz ne de olsa. yarın sana mutlu sözler söyleyebileceğim bile şüpheliyken korku niye?
(monolog)
artık seçimimiz aşağılamaktan yana. büyük küfürler tahtında kibrimizin erdemiyle etrafımızdaki insanlara bakıyoruz. bakmak dersem görmek değil bu. kimin daha yüksekte olduğunu onlara gösterebilmek. değerin, aşağılığın oranında yüksek seyredecek, ardından konuşanlar sana gıpta edecek, toplu cinnetliklerin arasında göze batacaksın.. bir sabah uyandığında senin değerlerinin de dibe vurduğunu görmen umuduyla..
..ya dün
dışardan izleyen oyuncalar da değiliz bu korkunç gösteriyi. haksızlıklara karşı varolamamış bir tanrının büyülü masalında sonunda eşit paylaşımlara kavuşacağımızı kötülük edenin uzaklarda bir yerde cezalandıralacağını sanan çocuklarız sadece. ne de olsa hayalgücüyle mutlu olabiliriz; mutluluğun yoluysa katiyen korkulardan geçer. korkuları aramak için hayali simgelere kapılmaya gerek yok. dakikalık gülüşler sisteminde yaşıyoruz ne de olsa. yarın sana mutlu sözler söyleyebileceğim bile şüpheliyken korku niye?
(monolog)
artık seçimimiz aşağılamaktan yana. büyük küfürler tahtında kibrimizin erdemiyle etrafımızdaki insanlara bakıyoruz. bakmak dersem görmek değil bu. kimin daha yüksekte olduğunu onlara gösterebilmek. değerin, aşağılığın oranında yüksek seyredecek, ardından konuşanlar sana gıpta edecek, toplu cinnetliklerin arasında göze batacaksın.. bir sabah uyandığında senin değerlerinin de dibe vurduğunu görmen umuduyla..
..ya dün
9 Haziran 2010 Çarşamba
iki savaş arasında kalmış bedenleriz
biraz ötemdesin sadece
canlılığını yitirmiş parmakların
üstümüzden geçmiş
kıskançlıkların bin atlısı..
bu sabahın düşleri vardı az önce daha
başını alıpta dik durmak
uçurumun kenarında.
hesaba katılmamışlar
toplamımızı bozdular.
silahını bile al demiştin yanına
benim silahım sendin
biraz ötemdesin sadece
canlılığını yitirmiş parmakların
üstümüzden geçmiş
kıskançlıkların bin atlısı..
bu sabahın düşleri vardı az önce daha
başını alıpta dik durmak
uçurumun kenarında.
hesaba katılmamışlar
toplamımızı bozdular.
silahını bile al demiştin yanına
benim silahım sendin
18 Mayıs 2010 Salı
29 Mart 2010 Pazartesi
üç..iki..bir..
son günlerde eve kapandım
bir buruk gülümsemeler oyunu sergiliyorum
adı "yalnızlığım"
klişe adlar bulmak konusunda üstüme yoktur
bilirsin
bilmediğin seyircisi olmasa da oyunumun
hayalimde her harfine bir insan sığdırıyorum yalnızlığın
z'si sensin mesela
bazen y bazen n
ve bazen nedensizce bırakıyorum oynamayı
her seyircimin yüzü aynı
kırık olsa belki daha rahat hissedeceğim aynamın karşısında
kendimle olan diyaloglarım gibi..
yüzünden ben yansıyorum bir süre sonra
kendi içime bakmaya halim yok
duvarıma astığım yapbozlarım çoktan bozuldu
parçaları oturmuyor bile yerine
elinden geldiğince büyüdü hepsi
sonra bu kişisel hezeyanlarım komedisi ortasında
seyirciler sahneyi bitiriyor aniden
sahneden yansıman
omzumda ki elin
boğazımı tıkayan dilim
senaryomun son rötuşları
kapadığın gözlerini izlediğim gibi
kapatacağım gözlerimi
bir buruk gülümsemeler oyunu sergiliyorum
adı "yalnızlığım"
klişe adlar bulmak konusunda üstüme yoktur
bilirsin
bilmediğin seyircisi olmasa da oyunumun
hayalimde her harfine bir insan sığdırıyorum yalnızlığın
z'si sensin mesela
bazen y bazen n
ve bazen nedensizce bırakıyorum oynamayı
her seyircimin yüzü aynı
kırık olsa belki daha rahat hissedeceğim aynamın karşısında
kendimle olan diyaloglarım gibi..
yüzünden ben yansıyorum bir süre sonra
kendi içime bakmaya halim yok
duvarıma astığım yapbozlarım çoktan bozuldu
parçaları oturmuyor bile yerine
elinden geldiğince büyüdü hepsi
sonra bu kişisel hezeyanlarım komedisi ortasında
seyirciler sahneyi bitiriyor aniden
sahneden yansıman
omzumda ki elin
boğazımı tıkayan dilim
senaryomun son rötuşları
kapadığın gözlerini izlediğim gibi
kapatacağım gözlerimi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)