yer yarılıyor yağmur damlaları ile,
sen yoksun..
kadıköyün sureti vuruyor camdan yüzüme
yüz hatlarımda yaşlılığı hissediyorum.
insanlar tanışıyorlar
kesişiyor yolları bir kadıköy durağında
benimse gözlerim yansıyor yolculuğu ayıran camlarda
gözlerim, yalnız..
alt geçitlerin karanlığı huzur vermiyor artık
ne de boş sokaklar; kalabalık olsunlar diye bağırıyorum
çünkü sen yoksun..
bir başka hayatla
bir başka yolculuğa yol alıyorsun..
10 Ocak 2010 Pazar
25 Aralık 2009 Cuma
20 Aralık 2009 Pazar
son bir kaç aydır tekrarladığım rutin bir gidişat var. sabah 8 de kalk sonra aman ve of'lar senfonisi eşliğinde, yavaş hareketlerle saati 9 et evden çık aynı yollardan, önce caddeden okula giden yoldan alt geçide sonra geçite girmeden tren yolunun yanından büronun olduğu yere git öğleni bekle akşamı bekle eve gel. farkettim ki pek de bir zevk verdiği yok bana bu işin. kendi zamanımı karalıyorum yine. akşamlara da diziler serpiştirdim-sanki hiç yapmadığım şeymiş gibi- haftaları ayları geçiriyorum böylece. radikal karar vermek bir yana dursun 1 ocak itibariyle bu talihsiz günlerime elveda diyeceğim. ha yeni gelen gün iç sıkıntısı bişeyler yapma isteği ve tam evden çıkıcakken gökyüzüne veyahut dışarı bakıp 'ulan çok da soğuk ne işin var dışarda' larla geçicek muhtemelen ama bu yaratacağım büyük boşluğu faideli bilgilerle doldurmayı düşünüyorum. özellikle rutine bağladığımdan yazma çizme işlerini geri plana itmiştim onlara dönücem sanırım. ayrıyetten üstümdeki ölü toprağını atmam gerekiyor bunun için çaba sarfedicem.gelecek planları arasında bunlar duruyor şimdilik.
haber bültenleri bana 'yıllanmaktan' bahsedecek yine ama.. varsın olsun..
kimin umrunda..
- birde moda seni özledim en yakın zamanda gelip çay bahçesinde buz keserekten bir çayını içicem bunuda not düşiyim buraya-
haber bültenleri bana 'yıllanmaktan' bahsedecek yine ama.. varsın olsun..
kimin umrunda..
- birde moda seni özledim en yakın zamanda gelip çay bahçesinde buz keserekten bir çayını içicem bunuda not düşiyim buraya-
2 Kasım 2009 Pazartesi
şık görünmeyen bir kızla yarışıyoruz yolda
ayağında tabanı rahatsız bir ayakkabı
o hızlı,
benim bacaklarım ondan fazla ağrıyor
ıslak yollara vitrinlerin ışığı vuruyor
görünür görünmez gölgelerimiz yan yana
kimi zaman ayrı
aynı sokaklara dönüyoruz kendimizi kandırmadan
birbirini takip etmenin rahatsızlığı
geçmişten bir kare getiriyor gözlerimin önüne
bir
tren yolu altı
aynısı değil yaşadığım farklı yönlere kaçmak isteği
ağır basıyor..
sonra karşılaşıyoruz tekrar yolum üstünde
yağmur yağıyor
o kaçmıyor;
ben kaçıyorum.
boğaya doğru çıkan bir otobüs camı
trafik ışıkları önce cama sonra gözlerime yansıyor
hafif buğulu cam
yeşil veya kırmızı
bacaklarım ağrıyor..
ayağında tabanı rahatsız bir ayakkabı
o hızlı,
benim bacaklarım ondan fazla ağrıyor
ıslak yollara vitrinlerin ışığı vuruyor
görünür görünmez gölgelerimiz yan yana
kimi zaman ayrı
aynı sokaklara dönüyoruz kendimizi kandırmadan
birbirini takip etmenin rahatsızlığı
geçmişten bir kare getiriyor gözlerimin önüne
bir
tren yolu altı
aynısı değil yaşadığım farklı yönlere kaçmak isteği
ağır basıyor..
sonra karşılaşıyoruz tekrar yolum üstünde
yağmur yağıyor
o kaçmıyor;
ben kaçıyorum.
boğaya doğru çıkan bir otobüs camı
trafik ışıkları önce cama sonra gözlerime yansıyor
hafif buğulu cam
yeşil veya kırmızı
bacaklarım ağrıyor..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)