ve bir sabah uyandığında kendini buldu '..
odasının kapısı kapalı
ters dönmeleri sancılıydı
açmasınlar diye bekledi kapısını
ne açılmak istiyordu
ne açıkta kalmak
rüyaları ihanet etti kendisine
çocuklar vardı önceden
toplanıp hayalden şatolara saldırırlardı
o çocuklardan da olmadı
suçu neydi? böyle kalmasının.. sebebi ?
açlığını bastırdı
nicedir gördüğü sadece boş duvardı
kapı aralanırdı kimi zaman
boş bir rüzgar
hoş bir serinliğin
kırıntılarından ayrılıp ona uğrardı
sonra uyudu bir gün
rüyasında bembeyaz ormanın tek yeşil insanıydı
koştu beyazın karartılarının dibinden
bir yeşil daha görmek için yeniden
ayağı takıldı
yuvarlandı
gözlerini açtığında..
bir sabah odasındaydı
yeşile boyalı penceresinden kulaklarına gelen
'siz olmasanızda kendime yeterim ben'
21 Ağustos 2009 Cuma
29 Temmuz 2009 Çarşamba
gidiş
gidişini bekledim ben
dört duvar,
toplamda sekiz ayakkabı
iki balkonlu bir evde.
balkonu adalara bakardı;
hiç adlarını ezberleyemediğim adalar..
bazen vapur geçerdi gözlerimin önünden
sonsuz mavide süzülen balon gibi
kim bilir nerede
hangi zaman ve mekanda
birilerinin elinden kayıp gitmiş
bir balon gibi.
içinde taşıdıkları benim için
korkuluk sınırları kadardı.
keşfetmeye çalışsam düşücektim boşluğa.
gidişini bekledim o yüzden
korkuluklardan bakmak daha kolaydı sana
adımımı atsam düşücektim çünkü
gülümseyen bir martı gibi;
sana, adalarına, vapuruna, maviliğine
ben giderken
sen bakacaktın
gözleminin dar olduğu
akşam güneşi vuran
balkonundan
adlarına
dört duvar,
toplamda sekiz ayakkabı
iki balkonlu bir evde.
balkonu adalara bakardı;
hiç adlarını ezberleyemediğim adalar..
bazen vapur geçerdi gözlerimin önünden
sonsuz mavide süzülen balon gibi
kim bilir nerede
hangi zaman ve mekanda
birilerinin elinden kayıp gitmiş
bir balon gibi.
içinde taşıdıkları benim için
korkuluk sınırları kadardı.
keşfetmeye çalışsam düşücektim boşluğa.
gidişini bekledim o yüzden
korkuluklardan bakmak daha kolaydı sana
adımımı atsam düşücektim çünkü
gülümseyen bir martı gibi;
sana, adalarına, vapuruna, maviliğine
ben giderken
sen bakacaktın
gözleminin dar olduğu
akşam güneşi vuran
balkonundan
adlarına
18 Temmuz 2009 Cumartesi
dalga
şimdilik yitik bir oyun var elimizde
en güneyinden doğusuna kıtalarımızın
düşüncesizce yazılmış yazılarımız siliniyor
dalgalar vurdukça yazıların üzerine
bir yelkenli de umutlarımız
sallanıyor bir göğe bir derinlere
canımız yanıyor; neşeleniyoruz izledikçe
buluncaya kadar yeni kıtaları
bizde dalgalanıcaz dalganın köpüklerinde
en güneyinden doğusuna kıtalarımızın
düşüncesizce yazılmış yazılarımız siliniyor
dalgalar vurdukça yazıların üzerine
bir yelkenli de umutlarımız
sallanıyor bir göğe bir derinlere
canımız yanıyor; neşeleniyoruz izledikçe
buluncaya kadar yeni kıtaları
bizde dalgalanıcaz dalganın köpüklerinde
24 Haziran 2009 Çarşamba
5 Haziran 2009 Cuma
ikincil kişi bakışı
tüm kaleleri işgal edilmiş
zaferimin
fazladan giydiklerim vardı üzerime
sarayımda üşürüm diye
şimdi teker teker atarken yüksek
bakışlarımı üzerimden
yüksekten baktıklarımın yanına
iniyorum
elimde tacım bir başkasına krallığı için
hizmet etmeye istekli
bense karışacağım insanlarımın arasına
hiç bir şey olmamış gibi
anlayışlara sığınarak
kötü olan ben değil
onlarmış gibi
zaferimin
fazladan giydiklerim vardı üzerime
sarayımda üşürüm diye
şimdi teker teker atarken yüksek
bakışlarımı üzerimden
yüksekten baktıklarımın yanına
iniyorum
elimde tacım bir başkasına krallığı için
hizmet etmeye istekli
bense karışacağım insanlarımın arasına
hiç bir şey olmamış gibi
anlayışlara sığınarak
kötü olan ben değil
onlarmış gibi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)