24 Mart 2013 Pazar


ölü dudakların yatıyor
izin kalmış yastığımda
bir de bırakmayan baş ağrısı geceleri;
pencereleri açık bırakırdın sen
saçlarımız ıslakken hala

13 Aralık 2012 Perşembe


1 Aralık 2012 Cumartesi

çiğ yalnızlık geçiyor
kuru boğazından
ülser.. diyor bilenler
uyutmaz geceleri

18 Ekim 2012 Perşembe

uykufelci



korku filmi oynuyor penceremde 
saçların kızıl, ay siyah
beyaz-gri geçiyor bulutlar tek sıra
sen, ben eksik.. onlar çok fazla

15 Ekim 2012 Pazartesi

yalnızlık korkun

bir bardak altlığında yanıyor bir yanım
gecelerim soda düşleri ve sen,
bir küçük sigara dumanında
karanlıkta okunmuş şiirlere karışıyoruz,
uykusuzluğa daha alışmamış zihnim
sıcaklığıyla buluşuyor gece kahvelerinin
bir bardak altlığında üşüyor bir yanım
sonrası yeminler, sözler, anlatılagelenler
sonrası kabulleniş
sorgulamadan gece yarılarını
dolu yatağını, düşlerini, gülüşlerini
sonrası suskunluk
ve hayallerini, kulaklarımı tıkasamda
kelimelerini; sırtıma saplanan...

25 Eylül 2012 Salı

kına

nedensiz dinletiğin şarkının ismi gibi
beyaz bir kedi de içim cız etti bugün
gökyüzü açıktı
sen bana söylemiyordun o şarkıyı artık;
yazdıklarım sağdan okunuyordu gözünde..

1 Eylül 2012 Cumartesi

kazan


her kararımıza yalancı sesler şahitlik edecekti
önceleri alışırız sandık bu kasırgaya
şiddetlendikçe savrulacağımızı bilerek
sen kuru çınara tutundun
ben rüzgarla yüzen yaprakları kovalıyordum
sana tutunamamak oyunuyla 
sarsılıyordu benliğim
yalancı şahitliklere gülüyordu kuru gerçekler
ve sen kuru gerçeklere kapıldıkça 
ben hayallerimle sürükleniyordum
cadı kazanı gibiydi kararlarımız
sen, ben içinde
birbirimizin olamamak üzere, birbirimize karışıyorduk