30 Kasım 2011 Çarşamba

çalışıyoruz yine
çalışmadığımızı kim söyledi ki size ?
sırça köşkleri aratmayacak şekilde
düzenlendi evimiz
kirliliğe bulaşmakta yok artık
tırnakları yüzünden de düzgün
sahip olamadığınız yaşamların
sahipiymişçesine
sahiplenebiliyoruz artık sizi
yeni yetme bir şehvetle
küllerinden doğurduk
bu kaybeden kuytuluğu'nu

'merhaba düşlerim
satılık..
(düşlerim)
sayılamadıkça
büyüyeceğim içlerinde..'

20 Eylül 2011 Salı

ismim siliniyor
kartondan evlerinden
oysa kesilecek kenarıydık
makas sen
karton sen
artan parçaların gibi bir köşede
geri dönüşümüme kadar
izledim seni

9 Eylül 2011 Cuma

merhaba şansızlığım
iki üç gecelik dayanağım
'kendini var eder' diyenlerden uzak,
çok uzak bir ev tuttum sana
anahtarı bende
ararsan ben sendeyim
sen aramasam da bende

7 Eylül 2011 Çarşamba

...

tren rayları..
sürüncemede..

korkuyla titriyor ağzın
söylemek istediklerin var belli
cesaretsizliğini kırmaya
dört koldan destek veriyor

"tak"-a "tak"-a "tak"-a "tak!"

"son günlerin haber alamayacak benden.."
diyor tren..

"tak-a" "tak-a" "tak"

ve ekliyor:
"konuşmalarımın soğukluğu öylece,
senden sakladığım
harfler var
birleştiklerinde isimler oluşuyor
çift haneli
senden sakladığım 'adı' ve 'soyadı'"
soyu ve adı

"tak-a" "tak-a" "tak!"

'tren rayları..' diyorum
'sonu bilinmez uzaklara
taşıyorlar artık adını..'

6 Eylül 2011 Salı

felaket

bir yalnızlık şarkısı çalıyordu
çok uzaklarda bir radyoda
gözlerin alev alevdi
bense korlarında yatıyordum
görmediğin engellerimin

26 Ağustos 2011 Cuma

hayal

hani uykun yokken bile
gece bastirir ya aniden
tum cabalamalarin gibi
uykusuzlukta yenilir ya
iste oyle kaybediyorum seni hayalimde
bir takim konusmalar isitiyorum
sesleri sana benzemeyen siluetlerden
sacmaliklarina konu oluyor yenilgin uykusuzlugum
oysa ben kaybettigim hayalime hayiflaniyorum
hic olmazsa arada bir diyorum gorsem
sonra gunes vuruyor yuzume
belki diyor belki de sonra ki gece

20 Ağustos 2011 Cumartesi

çılık

cümlesini metalaştırmış şarkılar söyledin bana
içersinden kelimeleri zar zor seçtiğim
elimde kalanlarsa yıkıcıydı
iki şehrin de hikayesini yok etti birden
elimizde kalan beyazcamdan gürültü
vurdumduymazlık..
sen şarkını söylerken
ölüyordu iki yanımda
toprağını kutsallaştırdılar konuşamayan yanlarımın
barışına övgüler düzerek
katletmeye devam ettiler
ve her bir yanım yere düştükçe
üzerimde yükselerek
kutsallarını fethettiler