22 Eylül 2008 Pazartesi

şlvr

saçma sapan bi bilbord reklamı gördüm bugün. "jean amerikanın şalvarı"ymış. peki bunu anladımda jean karşıtı bi reklamsa bu şalvara bok atmak ne ola ki?. hayır yani bizim kozmopolit neo-entel hiper-dantel gençliğimiz "vay aq jean şalvarla özdeşimiş giymiyim ben bunu bare" filan mı dicek. bu ne perhiz ne laha turşusu kardeşim. reklamın metin yazarına şalvar giydiresim geldi öyle böyle değil.

kot-a

ya hayata kota koyma olsa ya böyle ne biliyim
isteyince kaldırılabilen.
gerçi çoğu insanın beklediğinden böyle bişeyi eminim.
seneye yurt dışından ithal edicem.
beni bekleyin.

21 Eylül 2008 Pazar

böc

duvar balıkları-kuzenin verdiği ismiyle-
garip yaratıklar
geceleri dolanıyolar mesela duvarlarda filan
bayada hızlılar.
eskiden baya büyük bi böcek fobim vardı. tatilde filan kaçıcak delik arardım. sonra aldığmız havayı yaşadığmız sistemi kavradım geçti.
geçti derken ;
evet kanatlı olanlar sıkıntılı baya hala.
ne biliyim bi de yapışanları vardı dimi bak şimdi hatırladım.

çinmasajı

konunun başlığı masaj ama siz o'na aldırmayın pek.
şindi nerden başlasam ki. tee evel zaman içinde ben odamın duvarlarıyla başbaşayken bi mail geldiğini belirtti çevrimiçi msn' im. baktım o zamanın büyük çabalarıyla girdiğim bi siteden birisi. hemen hop açarsın bakarsın. öyle bi tanışma oldu işte. ama sonra bizim sokağın başında görcemi söleseler inanmazdım yani. hemde bi yada 2 on saat içinde. öyle başladı. sonra;
evden çıkmaya üşenen bi adamın kalkıp ta sakarya dolaylarına gitmesi, hiç uğranmamış pefhemin-ki eskiden hiç sevmezdim mevzu bahis yeri sonradan başladı tutukluğum sebebide kendidir efendim :) - yolları, pendik akşamları, yiğiti görmeye gitmeler hemde görüceğimizi bilmeden sırf o na özgü geciktirmeler yaşamamız, izmire taşınıp mutlu mutlu yaşama hayalleri, öyle bomboş geçen günlerin anlam bulması, bi an süren bazen hiç kimsenin önemsemeyeceği şeylerden bir günün anlam ve önemini belirtmek, fotoğrafçı yönümü keşfetmek, saymakla bitmemek:)
zaman geçtikçe sıkılıyo insan ya hani yaşadığı yerden oturduğu sandalyeden, gaztelerden, duvarlardan, müziklerden, işte sıkıntımı alan yegane varlıktır kendisi. böyle de biline :)
ha bide yazı yazsın die neler yaptığmı bilseniz sevgili okur. şindi en birinci benim diyor ama başarılı bir mellönün arkasında haku vardır:))
velhasıl demek istedğim ; çin masajı bilmem kaç milyon çinli biliyo olsa bile ve hatta dünyaya yayılsa reiki, yoga ve tüm spritüel ayinlerden bile popüler olsa bile kendisinindir. iki şekerli çay gibi, tüm hayalleri, şarkıları, sözleri, heycanları, duyguları gibi kendisinindir.
ve kendisi en birincidir:)

19 Eylül 2008 Cuma

film

bugün ilk kez çok karakteristik geldi yurdum insanın suretleri. hani tam filmlik anladın mı. böyle otobüse bi kamera koysak mesela fena film olur. zaten yavaş ilerliyo herşey mesela;
" adam iştekini gününü anlatırken cam kenarında oturan adamın tam karşındaki hatunu kesme çabası hatunun telefonla oynaması. sonra 2 küsür bin ytlnin zamlı hakkını veren şöförler mesela. birden hızla giderken frene basar adam istemeden önkoltuktaki teyzeye çarpar. kız güler. adam güler. şöför vurdumduymaz. diğer adam hala anlatmaktadır işteki gününü. sonra otobüs durağa gelir. kız iner. adam inmek isterde cesaret edemez. otobüs gider. adam yarın olsun diye bekler. ama kız o otobüse binme nedenini o gün kaybetmiştir.

son

"

el vapurador

hey hey hey(x4)
çek o ellerini ellerinin üzerinden
o eller benim değilmiydi
yoksa kırılgan bileğinmiydi
sadece
vapurun kenarına yaslanmışken sen
üstüne yeltenen

pi

pi sayısı tadında giden bi hayata sahibim.
üzerine tez bile yazılır.
hani lise tezleri gibi
bitirme ödevide değil de
daha çok
kompozisyon gibi
giriş, gelişme, sonuç.
pi sayısı nerde derseniz eğer
her birine virgüllü küsüratlar eklemeniz yeter.

sahi onların adı nydi ya