kan kırmızısıyla
süt beyazı yanyana gelip dökülür
bir sıcaklık çıkar üstünden
tüte tüte
arasında kalmış gibi sanki iki tenin
tadı damağından gitmez
midende kelebekler uçarsa eğer
firavun a yer açmak lazımdır
hele bide 4 el tutacaksa eğer
firavunsuz geçse de günler
beklemeye değer
a tribute to firavun :lol:
22 Kasım 2007 Perşembe
20 Kasım 2007 Salı
insanlar geçmişle yaşıyorlar. ya da geçmişten kalan şeylerin tekrarını bekliyorlar. sanki zaman akmıyor gibi olsun istiyorlar. hak vermemek isterdim ama karşıma koyucağınız en 'inançlı' kişi bile ilerde aynı sözcükleri elbet dökücektir ağzından. kaldı ki hayatında keşkeleri olmayan birisi ya yalancıdır ya da gerçekten yaşamamıştır.
'al' solmaz
kazanılan ve kaybedilenler mühimdir.
özetleyecek olursakta kazanç her iki taraf içinde tektir.
ne bir adım öne çıkarsınız kazanınca ne bir adım geriye yenilince.
hatırlayanlar kendi görüş açılarından bakarlar size
'yitip giden'e 'o iş bitti' gözüyle bakmak tamamen idealist bir tavırdır
yaşaması ihtimali de komikliği gibi azdır.
sosyalizm çöktü diyenlere
itafen
anlarlar mı bilmem :))
özetleyecek olursakta kazanç her iki taraf içinde tektir.
ne bir adım öne çıkarsınız kazanınca ne bir adım geriye yenilince.
hatırlayanlar kendi görüş açılarından bakarlar size
'yitip giden'e 'o iş bitti' gözüyle bakmak tamamen idealist bir tavırdır
yaşaması ihtimali de komikliği gibi azdır.
sosyalizm çöktü diyenlere
itafen
anlarlar mı bilmem :))
19 Kasım 2007 Pazartesi
trabzan
trabzan ne demek hep merak ettim
halbüki hep onlara tutunmaya alışmıştım
adını bilmeden bile
senelerce ellerimin altından kayıp gittiler
dün dönüp baktım evet
o çok sevgili trabzanlar
nice elin üzerlerinden geçtiği
hala oradalar
evet eskidi herşey aynı değil
ama gözlerimde hala aynılar
sonra aynada baktım kendime
onlardan kayacağı ya da tırmanacağı
günlerini düşleyen bir çocuğun gözleri
sanki birisi tutsun elinden diye yıllarca beklemiş
hala bekliyorum evet
trabzanların adı yok
sesleri ya da
belki ben dokununca titreyip giderler..
ama bekliyorlar hala
sanki yaşlanmışlığıma inat
ben üstlerinden kaysam bir kat aşağıya
bana çocuk musun demiyecekler
olsa bile dilleri
halbüki hep onlara tutunmaya alışmıştım
adını bilmeden bile
senelerce ellerimin altından kayıp gittiler
dün dönüp baktım evet
o çok sevgili trabzanlar
nice elin üzerlerinden geçtiği
hala oradalar
evet eskidi herşey aynı değil
ama gözlerimde hala aynılar
sonra aynada baktım kendime
onlardan kayacağı ya da tırmanacağı
günlerini düşleyen bir çocuğun gözleri
sanki birisi tutsun elinden diye yıllarca beklemiş
hala bekliyorum evet
trabzanların adı yok
sesleri ya da
belki ben dokununca titreyip giderler..
ama bekliyorlar hala
sanki yaşlanmışlığıma inat
ben üstlerinden kaysam bir kat aşağıya
bana çocuk musun demiyecekler
olsa bile dilleri
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)