2 Şubat 2008 Cumartesi

ölm

çocukluk anıları arasında en fazla yer bulanıydı belkide. bir okul akşamı ara sokaklarda sıkışıp kalmış bir hediyeydin aslında. fazlası olmayan. adını ben koydum yaşantını. özgürlüğünü. sadakatini ben izledim. kapalı kafesinde bilinçsizce hareket ederdin. sesler yankılandıkça seslere karşılık verirdin. eğer bir kapı kildinden kurtulupta açıldığında içinde senin sesin yoksa anlamak zor olurdu neden sessizce beklediğini. kanatlanıp gitmek sana vermediğim tek hediye. sıkışıp kaldın 4 taraflı hapishanende. ta ki geçip gidene kadar. şimdi sessiz otururken odamda yalnızlığını düşünüyorum boylu boyunca. geçip gitmek zordurda sessiz sakin yatarken sen orda nefes alıp vermek her bir saninyenin ömrümden geçip gittiğini bilirken bencil zevklerine düşmek senin karanlıkta olduğunu bilmek ve bilmek kim açarsa açsın artık kapımı hiç bir ses karşılamayacak gideni ya da kalanı.

h.go

Hiç yorum yok: