en son ne zaman konuştun benimle ?
uzun yıllar önce..
ne oldu şimdi ?
yalnız mı kaldın
hayallerinle ?
ama korkma burdayım
gidemem çünkü senin kafandayım.
(less'den gelsin efendim)
12 Aralık 2008 Cuma
üç3
şimdi aslında çok büyük bi problemim var benim. o lise, hiper lise çağlarında meslek olma dolayısı ile üniversite hayallerini filan atmıştık zatende yine iki sene filan bişeyler okudum ha ne okul okuldu ne ben okulun farkına varabildim ama. sorun şu ki 2+1 (o bir dinlenme oluyo toptan) sene sonra liseden açıköretime girdim ben. ama girdiğimden beri diken üstündeyim. adamlar iki sene kalanı askerlikten muaf tutmuyo tammı. buda yaklaşık 3 senedir her aralık sonu civarı beni sinir krizine sokan, eyvah geç kaldım dedirten yerine göre heycanlandıran olaylardan biri(diğeri yıl dönümü acaip yaşlandığımı hissediorum lan! önceden kafelere filan girince çokca yaşıt görür o hepimiz burdayız işte ortam bura(!) de...mezdim de hadi demiş olıyım; şimdi girince herkes benden küçük geliyo acaip bişeymiş.) neyse efendim şindi ben hallice 3. senye kadar gelip hemde iki seneliği bitirdikten sonra açıköretime tekrar 1'den başlamış bir insan olarak büyük rekordur bu; 3. senede tökezlemiş bi insan olarak diyorumki bu kış çok çetin geçicek. ha ben hazırlandım mı? hazırlanmadım. kışlaya gidip gelen her bir insan okulu bitir öyle git diyo etraftakilerde diyo. ama benim ebedi tembelliğime kim karşı durcak hiç bi fikrim yok. bide şu var mesela 3 ay önce derse başlasam hiç bişey kalmıcak gibi geliyo bana. öss ye bile son bi haftada hazırlanmıştım ben. hızlandırılmış eğtim konusunda dahi sayılırım. zaten sonuç ortada. aslında baktığımız zaman 3 ders hani koca seneye çok az ama bana öyle fazla geliyo ki. burdan aynı duyguları taşıyan arkadaşlara sesleniorum benim gibi olmaıyn. 20 lerin ortasına gelipte tüm gün ev derdi bilgsayar oyununda onu bunu nasıl geçicem olmasın yani. ayıp bi kere. otur ders çalış adam. bak şimdi aklıma geldi 'çalış adam' diye film çeksem ben. ada diye bi kız olsa işte bi adama aşık olsa adamda okulun ineği olsa kızda piç olsa. sonra adama yakınlaşabilmek için oturup ders filan çalışsa. ne harkülade konu oldu bu ya. seneye yaz ramazan bayramında ben bunu sokıyım sinemaya. acaip para kaldırırım. oyuncu seçmeleride yaparız yakında. haber veririrm.
8 Aralık 2008 Pazartesi
1234
bayramlarda erken kalkma sendromu
'bugün bayram erken kalkın çocuklar' sesleri,
elini öpmek ve öpmemek gereken akrabalar,
ilk gençlik kurbana karşı ayak sesleri,
sonra kabullenme
etli yemek hayalleri
ailecek çekilen fotoraflar
fotoraf albümleri
bilimum tatlı ve şerbetleri
kapıya ramazandan kaçıp gelen davulcular
çocuklar
basılan ama sahibi olmayan ziller
bayram harçlıkları
çay ve kahve falları
kapı önü ayakkabı sıraları
kiminin dini bayram diye bokunu çıkarması
kiminin çıkarmaması
kesilen hayvanları izleyen yaşı 10'a erişmemiş çocuklar
kesilen hayvanları masaya hazırlayan yaşı 10'u katlamış büyükler
otoyola koşan kurbanlık sesleri
bayram özel tv ve filmleri
öyle bişey işte. kutlu olsun madem hepinize.
'bugün bayram erken kalkın çocuklar' sesleri,
elini öpmek ve öpmemek gereken akrabalar,
ilk gençlik kurbana karşı ayak sesleri,
sonra kabullenme
etli yemek hayalleri
ailecek çekilen fotoraflar
fotoraf albümleri
bilimum tatlı ve şerbetleri
kapıya ramazandan kaçıp gelen davulcular
çocuklar
basılan ama sahibi olmayan ziller
bayram harçlıkları
çay ve kahve falları
kapı önü ayakkabı sıraları
kiminin dini bayram diye bokunu çıkarması
kiminin çıkarmaması
kesilen hayvanları izleyen yaşı 10'a erişmemiş çocuklar
kesilen hayvanları masaya hazırlayan yaşı 10'u katlamış büyükler
otoyola koşan kurbanlık sesleri
bayram özel tv ve filmleri
öyle bişey işte. kutlu olsun madem hepinize.
5 Aralık 2008 Cuma
3 Aralık 2008 Çarşamba
bana mısın ?
bir banka öğleden sonrasından daha hepinize selamlar;
bugün şahsi nazarımda bir ilk gerçekleştirdim. hemde ne ilk. bankayla ilgili işlem yaparkene gerekli olan ev numarası yerine sırasıyla annemin numarasını, kendi eski cep numaramı verdim. sonunda cep telefonu imdada koştuda toparladım. sonra bi heycan sardı aman diyim. ter mi dersin titrememi dersin ufak çaplı şok geçirdim. ama sebebini biliyorum. içersi havasızdı ondan. yoksa banamısın demez...
bugün şahsi nazarımda bir ilk gerçekleştirdim. hemde ne ilk. bankayla ilgili işlem yaparkene gerekli olan ev numarası yerine sırasıyla annemin numarasını, kendi eski cep numaramı verdim. sonunda cep telefonu imdada koştuda toparladım. sonra bi heycan sardı aman diyim. ter mi dersin titrememi dersin ufak çaplı şok geçirdim. ama sebebini biliyorum. içersi havasızdı ondan. yoksa banamısın demez...
dört s
dünya ikiye ayrılmıştır. daha doğrusu ayırmışlardır. kimileri basit insan kılıfına koymamak için kendini 'yaşamın dahileri' ni ilan eder. geri kalanlar kaybetmiş, kaybedilmiş, bezgin ve sessizdirler. intikam alınıcaksa onlardan alınmalıdır. çünkü bu sıradan rol yapma oyununda onları yargılıyacak olan üst makamlarda yerini almıştır ya da alma sevdalısıdır. paylaşımların kaybedişide tam onun beyninden geçen sözcüklerde başlar. aynı güneşi paylaşmamak gibi daha ufak bi çocukken*. ama bir gerçek var edebiyat, şarkılar, şiirler, sözcükler makam sevdalılarına yazılmaz bu hayatta. yazılsa da onların haberi olmaz. geride kalan düşkün bırakmıştır hepsini hayata. sonuç 2. sınıf karakterler 1.sınıf karakterlerin peşinde ya da o şekilde rol yapanların içinde büyümeye ölmeye merak salarlar. kendini en başta oraya oturtmuştur çünkü. dünyanın kaymağını yiycek kesim kendisi değildir. o - her ne kadar doğru ya da yanlış olsa da- tüm yükü omuzlarına alacaktır. taşıycaktır taki o omuzlardan geri hiç birşey kalmayana kadar. sonra ölümü, evet ölümü unutulmaz olsun ister. o kadar cefanın acı birer hatırası gibi. hani o sözcükler döktüğü, şarkılar söylediği, beyninde yer açmaya çalıştığı, nice yükleri taşıdığı en azından ölünce farketsin diye onu. sanatı besleyen en büyük şey de ölümdür kendi adına. cesur sözcüklerin arkasına saklanır sonra. şu da bir gerçek ki tüm bu telaş, korku ve acıma farkında olmasa da yada fark edilmese bile 'makam sahibi'nden çok daha üstün bir yere taşır onu. ama ya farkettiğinden bundan kaçamaz ya da farkettiği için bırakamaz. geride kalanlar birbirlerini anlarlar ama içten içe öndekilerin yansımalarını aradıklarından olsa gerek mutlu olamazlar. temel prensipler bunun üstünde yükselir. aşktan dostluklara kadar. bir taraf ya çok aşık olur ya da çok kendini feda edici. diğeri birinci rolüne kaptırır kendini sonra geridekine dönüp bakmayı kendine yediremez. bir kısmı ise kendilerine başka birinciler arar. aradıkça acı çeker yas biriktirir. büyüten odur çünkü içindekini.
oysa aldanması omuzlarındaki yük, büyüdüğü zaman kadardır.
oysa aldanması omuzlarındaki yük, büyüdüğü zaman kadardır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)